Karışık pizzasına mısır ilave ettiren; seri filmleri ardarda izleyen; doğaçlama yemek yapıp afiyetle yiyen; ince belli bardaktan çay içmeyi beceremeyen; kendisine çil ağacı diyen hocasına gülümseyebilen; saçın malanmadığını bilen fakat çok iyi saçmalayan; bir fotoğraf makinası bile olmayıp yakında mutlaka alacak olan; benim.

Geceyi kanıtlayamazsın.
Gündüzün çocuğu olmaz.
Sevişirken terlemiyorsan, onu sevmiyorsun.
Geceyi kanıtlayamazsın.
Şiir de hayatı karşılamaz; şiir hayattan nefret eder.
Şiir; zeka seviyesi yüksek vahşi bir hayvandır.
Geceyi kanıtlayamazsın.
Kanıtlamaya çalışırsan miden bulanır,
Kusarsın.
Aşk bütün suçları üstlenmek demektir.
Söz belirsizdir
Yazı kalır
Kadın ölür
Ölmek komik bir şeydir.
Doğmak kanıtlanamaz.
Doğumu kanıtlayamazsın.
Benim seni sevişimi kanıtlayamazsın.
Sevmek ortadadır, kim tutarsa elinde kalır.
Müzik kesilir.
Bir çocuk oyununda olduğu gibi; sevmek kimin elindeyse o yanar.
Kalbinde kelepir bir aşkla kendine sığınacak ev tutmak için sokak sokak dolaşırsın.
Geceyi kanıtlayamazsın.
Geceyi kanıtlamana ben engel olurum.
Bunu kafana sok; yalnızsın.
Hatta yapayalnızsın.
Sen bir etsin. Anlaştık mı ?
Geceyi kanıtlayamazsın.
Delirmenin neresindeyiz ?
Delirmenin bir dağ kasabasındayız.
Artık ifade etmeyeceğiz.
Bizi bulamayacaklar.
Biz kaçtık.
Biz çağımızdan kaçtık.
Biz yaramazlar gibi kaçtık.
Biz birbirimize yaralarımızı gösterdik.
İstersek şimdi yağmuru bile başlatırız.
Duş yapamayacak kadar yorgunum. Yağlı saçlarım bir tür başkaldırı olacak yarın. Pisliğimle her şeye gizli bir siktir çekiyor olacağım. Bana söylediğiniz hiçbir şeyi dinlemiyor olacağım çünkü kulaklarım bununla meşgul olacak. Bazı seslere çok fazla geçmiş yüklenmiş.
Bush - Swallowed (Razorblade Suitcase, 1996)
(Source: manyetikbant)


(via visnereceli, buhk)

saygılar.
İçin öyle sıkılır kimse bilmez neyin var sen bile
Olup bitenleri seyredersin öylece
Yalnızsındır kalabalıklar içinde kim daha iyi bilir ki
Bir ses vardır çözer her şeyi yasaktır duyamazsınHayat ne çok şey alıp götürmüş bizden .. Yerine yenilerini de getirmiş tabi ki , ama bu gelişigüzel yapılmış bir organ nakli gibi olmuştu ; anlamsız .. Ölmemiştik yaşıyorduk ama ne dokunuşlarımız anlamlıydı ne de bakışlarımız.. Öylesine yaşamak işte ..